Ayrılık Gözyaşları by Can Berkol
Yağmur Damlaları
İlkbaharın sonları yaza yaklaşırken damla damla çiseleyen yağmurları bilirsiniz. Hani şu ahmak ıslatan olarak bilinen yağmurları. Toprağın insana hayat veren o muazzam kokusunu ortaya çıkaran bu yaz atıştırmalarında en büyük eğlencemdir, avuçlarımı bitiştirip düşen damlaları biriktirmek dakikalarca.
Çok zeki olmayabilirim, ama ahmak olduğumu da pek sanmıyorum. Islanmak bir ahmaklık değil, en fazla ahmakça bir seçimdir benim için. Uzun uzun düşünme fırsatım olur avuçlarımda toplanan damlaları izlerken.
İki elin avuçlarını ancak doldurabilen yağmur damlalarının sayısı kadardır, insan hayatında gerçek dostlarının sayısı. İlginç olan şudur ki; gerçek dostunuz kimdir, çoğu zaman bilemezsiniz bile. Sizinle kalmayı seçmiş avuçlarınıza toplanan damlalar mı dostunuzdur, yoksa ellerinizin arasından sızan avuçlarınızdan kaçırdığınız ve yere düşen damlalar mı?
Hayat devam ederken her bahar yeni damlalarla tanışır ve eskilerin bir kısmını elersiniz. Ama avucunuza düşen hangi damlanın ne zaman eleneceğini yada hangisinin ne kadar süreyle sizin yanınızda kalacağını asla bilemezsiniz; yada avucunuzda biriken suyun tamamından kurtulmak istediğinizde bile avuçlarınızı birbirinden ayırdığınız halde elinizin üstünde nemli, ince bir tabaka olarak inatla size bağlılıklarını belirten damlaların hangileri olduğunu...
Aslında saf su kadar berraktır, gerçekten kimin kim olduğu yada size ne ifade ettiği. Berrak... Galiba her şey bu kadar şeffaf olunca, görüşte odak noktasını yitiriyoruz. Ve galiba bu sebepten dolayı yanlış bir çok insanla dostluk kurarken, doğru bir çok insana karşı hatalar yapıyoruz. Sadece bir avuç insan hatalarımıza karşın inatla bizden ayrılmazken, biz avucumuzdan dökülen damlalara üzülüyoruz.
Yine de kimseye gücenmeye darılmaya gerek yok. Kimisi sonsuza dek, kimisi sadece bir an... Nihayetinde herkes benliğimize kendince bir şeyler katıyor. Doğru da yapsak hata da, İyi de görsek kötü de, tanısak ta sadece yolda yürürken omuz omuza çarpışsak ta karşımıza çıkan her insan kendi varlığımızın doğallığına bir kanıt;tır her insan çeşitli yönlerimizi betimleyen bir tamlamadır aslında.
Yağmuru seviyorum; saf ve doğal. Yağmuru seviyorum çünkü rahatça düşünmemi sağlıyor. Yağmuru seviyorum çünkü tenime dokunan her bir damlası bana hayat veriyor.
-
Photographer
-
Location
-
Assignments & Events
Not Available
-
Models
Not Available
-
Styles
-
Tags
-
Equipment
-
Shooting Specs.
Date Published: November 11, 2009
Date Taken: April 29, 2010
Aperture: f/4.5
Shutter Speed: 1/40
ISO: 400
Focal Length: 33 mm
-
Post-Processing
Shadows increased and a bit of color touch techniques have been used on red and green areas.
-
Notes
Rainy after noon at Prague Rail Station; my friend and I are on our ways back to Vienna. I'm taking my last shots of the lovely Prague.
- Coming soon...
leziz:)
Leave Comment