Nostalgia by Can Berkol

Nostalgia by Can Berkol

Fotoğraf Subjektif Bir Sanattır

Fotoğrafla ciddi olarak ilgileniyorsanız bilirsiniz, kimi sabah "hadi, hadi" diye kendinizi zorlarsınız fotoğrafa çıkmak için. İçinizdeki bir dürtü sizi zoraki harekete geçirir. Yataktan kalkmak bile zor bir hal alır.

Genelde böyle zamanlarda tek başınaysanız eğer, eşeklik yapar kıçınızı sıcak yorganınızın altından çıkarmazsınız. Yanınızda sizin gibi fakat sizden daha ateşli bir manyak varsa, kaderinize teslim olur bir sarhoş edasıyla kalkar, kameranız haricinde her şeyinizi evde unuturak yollara koyulursunuz. Uykunuzu alamamış bir şekilde yollarda sürterken her çektiğiniz kareden adeta nefret edersiniz.
Ta ki, o an gelene kadar... Siz göğe gözünüzü dikmiş, üstünüzdeki son uyku damlalarınıda buharlaştıran güneşe içim içim küfrederken arkadaşınız size burnunuzun ucunda kaçırmakta olduğunuz güzelliği haber verir........

İşte gün sizin için daha yeni başlıyordur. Güneşe bile karşı koyup ayakta uyumayı başaran siz, bir anda canavar kesilirsiniz. Eli silahında bir katil edasıyla başlarsınız denklanşöre basmaya. Bir, iki, üç .. derken sanki bir rüyadasınızdır. Fotoğraf yine ele geçirir sizi. Sanki bir süper kahramanın sıradan ana karakterinden kopup üstün yetenekli bir canlıya dönüşmesi gibi bir anda evrim geçirirsiniz. Daha gerçekçi olmak gerekirse uyuşuk bir ayının kış uykusundan kalkmasına benzer aslında bu durum. İştahınız kabarmış, düşünceleriniz tek bir noktaya odaklanmştır. İçiniz kıpır kıpır midenizi doyurmaya çalışırsınız.

Aslında ben insanların bana onu çek bunu çek gibi direktifler vermesinden nefret ederim. Bu direktifleri veren kişi dünyanın en usta fotoğrafçısıda olabilir, benden daha kötü bir fotoğrafçıda - eğer böyle bir kişi mevcutsa tabi... Yinede kendi karemi kendim bulmak gibi bir saplantım vardır normal şartlarda.
Bu sefer öyle bir şey olmadı. Olmadığı gibi, normalde kararan günüm, ışıl ışıl aydınlandı. Hayatımın karelerinden birini yakalayıverdim istemeden.

Bu fotoğrafta ne var diyeceksiniz. Ne kadraj düzgün, ne adam gibi netlik var. Ben kendim adam olamamışım, fotoğrafımın netliği adam olsa ne olacak - ayrı mesele. Sonra hiç bir haraket yok bu fotoğrafta diyebilirsiniz. Gayet sıradan bir kare. Ama öyle demeyin, tam benim tarzım aslında bu; ilk bakışta hiç renk vermeden suskun ve sakin ama anlayabilenler için tam bir başkaldırı; sessiz bir protesto. Zamana karşı dingini ama sert bir gövde gösterisi...

Hayatımın fotoğraflarından biri diyorum ya; işte tam bu yüzden. Bu fotoğraf beni tam anlamıyla anlıyor ve anlatıyor. İşte tam da bu yüzden; bu fotoğraf size pek bir şey ifade etmiyor olabilir. Ve işte ne zamadır demek istediğim de tam bu aslında. Fotoğraf subjektif bir sanattır, insanlara görmek istediklerinden çok verilmek isteneni aşılar. Eğer benimle aynı duyguları paylaşıyorsanız sanatım başarıya ulaşmış demektir. Aksi taktirde, sanatım beni sizden farklı kılmıştır; ve bu insana başarıdan öte bir haz sunar. Demek istediğim şu, sevgili arkadaşım; fotoğrafta genel kuralalra sadık kalmak ve başarı peşinde koşmak görüşünü köreltebilir; tabi eğer bu işi sanat olarak görüyorsan. O yüzden arkana yaslan ve çayını yudumlarken insanları izlemeyi bırak; kendini tartmaya bak. Bir dahaki karende kendi içinden bir tutam baharat koy ve başarıdan çok öte bir tatminlik duygusuyla tanış. Sanatın ve sanat yapmanın ne olduğunu anlamaya çalış. Bunu yaptıktan sonra seni inan ben bile tutamam.

  • Equipment

    Canon 5D
    Canon EF 28-90mm f/4-5.6 II USM

  • Shooting Specs.

    Date Published: November 29, 2008
    Date Taken: November 23, 2008
    Aperture: f/10
    Shutter Speed: 1/320
    ISO: 400
    Focal Length: 90 mm

  • Post-Processing

    Color tone modified.

  • Notes

    Early in the morning, sleepwalking..

  • Coming soon...
Avatar of Janne
JanneMarch 30, 2011 17:33

I love the contrast between the shiny car and the background. The car really pops out of the picture.

Reply

Leave Comment





* Required FieldsPOST COMMENT